Meltem Arikan
Typography


There is no difference between the bodies of women and men living in developing countries and the bodies of women and men living in so-called developed countries. As a result, basic problems are approximately the same.

If men and women living in developed countries really existed in the sense I mean, then the world in which we live would be different.  Living in the so-called developed countries, people who persistently don’t want to understand the difference between assuming something and realizing it, should purify their prejudices, especially about sexuality.

If the women of developed countries existed, in the way I see it, today women politicians in those countries would not be more manly than men.

If the women of developed countries existed, in the way I see it, then the sales of anti-depressant medicines, alcohol and drugs would be reduced.

If the women of developed countries laid claim to their bodies, then bulimia and obesity problems would not be on the top of their agenda.

If the women of developed countries laid claim to their bodies, then the violence used against women would not be one of their most important problems, as in our country.

If the women of developed countries laid claim to their bodies, then they would not use their bodies like paper tissues. To cover one’s body under veils in the name of freedom and to consume a body in the name of freedom are basically the same. All over the world, it is not possible for men to be men without women being women. For this reason the same problems and pains are continuously being experienced.

Societies in developed countries regard us as “others” with excuses like cultural differences. Those who come from Turkey or similar countries and are accepted in the Western societies are the ones who accept themselves as “others” also.  I neither accept that I am “other” nor say what Western people want to hear from me.

Gelişmiş diye adlandırılan ülkelerdeki kadın ve erkek bedenleri ile gelişmekte olan ülkelerdeki kadın ve erkek bedenleri arasında hiçbir fark yoktur. Ve zaten temelde yaşanan sorunlar da üç aşağı beş yukarı aynıdır.

Eğer gelişmiş ülkelerdeki kadınlar ve erkekler gerçekten varolabilselerdi şu anda yaşadığımız dünya zaten bu durumda olmazdı. Bir şeyi sanmakla gerçekleştirmek arasındaki farkı ısrarla anlamak istemeyen gelişmiş diye adlandırılan ülkelerde yaşayanlar önce bazı durumlardaki, özellikle cinsellikle ilgili önyargılarından arınmalıdırlar.

Gelişmiş ülkelerdeki kadınlar – benim tabirimle- varolabilselerdi eğer, bugün o ülkelerdeki kadın siyasetçiler erkeklerden daha erkeksi olmazdı.

Gelişmiş ülkelerdeki kadınlar – benim tabirimle- varolabilselerdi eğer, bugün o ülkelerdeki depresyon ilaçları, alkol ve uyuşturucu satış oranları bu kadar yüksek olmazdı.

Gelişmiş ülkelerde kadınlar bedenlerine sahip olsalardı eğer bulimia veya obesite sorunları gündemin baş sırasında yer almazdı.

Gelişmiş ülkelerde kadınlar bedenlerine sahip olsalardı, kadına uygulanan şiddet bugün tıpkı bizdeki gibi onların da ilk sorunlardan biri olmazdı.

Gelişmiş ülkelerdeki kadınlar bedenlerine sahip olsalardı, cinsel özgürlük adı altında bedenlerini kağıt mendil gibi kullanmazlardı. Özgürlük adına bedenini örtülerin altına sokmakla yine özgürlük adına bir bedeni tüketmek arasında temelde hiçbir fark yoktur. Ve kadınlar kadın olmadığı sürece dünyanın hiçbir yerinde erkeklerin erkek olabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle de hep aynı sorunlar, hep aynı acılar yaşanmaya devam etmektedir.

Gelişmiş ülkelerin toplumları kültürel farklılıkları bahane ederek bizlere öteki olarak bakmaktadır. Türkiye veya benzeri ulkeleden gelişmiş ülkerde kabul görenlerse bulundukları toplumların öteki olduğunu kabul edenlerdir. Ben öteki olmayı da, Batının benden duymak istediklerini de söylemeyi kabul etmiyorum.

 

Meltem Arıkan is a Turkish novelist and playwright. Her fourth novel Yeter Tenimi Acıtmayın (Stop Hurting My Flesh) was banned in early 2004 by the Committee to Protect the Minors from Obscene Publications, with the accusation of "Writing about the non-existing incest fact in Turkey, attempting to disturb the Turkish family order with a feminist approach.” The ban was lifted after two months and Arıkan has been awarded with “Freedom of Idea and Statement Prize 2004” by the Turkish Publishers’ Association. She published her 9th novel in 2009.  Stop Hurting My Flesh was recently republished in Turkish and will be published in English in 2012.

 

Image Credit: "Hmong Women" 

 

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS

Jung for Laymen

Sign up via our free email subscription service to receive notifications when new information is available.