Meltem Arikan
Typography

 

Men convert the natural language of sex, that is to be used during lovemaking, into a pattern of violence. They use this language as swearwords in bed, at home, in the office, on the streets and in sport activities (like football), which they use as a show place of their manhood. Everything a man can or cannot do is symbolized in a form of violence that is converted from sexuality. As a result, in a natural sexual activity, this language estranges man and woman both from themselves and from one another. Woman, who has been coded by hearing these swearwords since childhood, perceive herself as a material to be used and to be consumed. And also interiorizes sexuality as an activity only to give pleasure to men, not to herself.

Men, who have started their dominance by swearwords, nurture it with pornography, which is the continuation of these words. And by doing this, they estrange both themselves and women from their sexualities. Actually, pornography regards human body not as a lively organism but as a simple material. Sexuality is featured as an action resulting from the consumption of this material. This commoditization also places woman into a passive situation as a material.

Although the emergence of pornography is presented as sexual liberation; yet with its development process, sexuality is reduced to a one-dimensional action. Pornographic products generally include audio-visual and written materials oriented to men and the use of women. Here, the satisfactory result is the ejaculation of man. Apart from that, woman to woman sex isn’t featured as making love, the male dominance is still reminded by using plastic etc. based materials likened to a penis.

Pornography is also a consumable material for the men who have sexual problems. These men either cannot experience their sexuality or oppress their sexuality or have sexual fears. By the help of pornography, they can easily avoid to confront such problems. However, in erotism sexuality is present and actually erotism aims to reflect the experience of sexuality. If you cannot experience your sexuality or if your sexuality is limited by the definition of being “active and passive” then you materialize the bodies and desperately urge to be a consumer of pornographic material. But if you do not consider women “passive elements” and if you involve two of the bodies within sexuality by letting them to enrich each other then erotism will nurture you. And only then, you perceive bodies not as consumable material but as women or men, whomever you experience your sexuality with.

Erkek egemenliğinin kadınlar üzerindeki hakimiyetini sağlayan en önemli araç şiddettir. Şiddetin çeşitli biçimleri vardır. Bunlardan bir tanesi kaba kuvvetin kullanılması, bir diğeri de kelimelerin kullanış biçimidir. Söz konusu kelimelerin yan yana dizilişinin ana amacı kadınların  aşağılanması ve onların erkekler kadar “normal” olmamasıdır. Buradaki “normal” tanımlaması erkeklerde var olduğu sanılan ve kadınlarda var olmadığına hükmedilen özelliklerdir ve  yapılan  temel  yanlış erkeklerin, kadınların  varoluşsal farkındalıklarının farklılığının inkar edilmesidir. Bu bağlamda erkeklere göre kadınlar zayıf, kolay kandırılabilir, kaprisli ve zavallıdırlar. Çocukluktan itibaren  özellikle bedene ve kadınlara  yönelik küfürlerle hem erkekler, hem de kadınlar toplumsal olarak kodlanmaktadırlar.

Erkekler egemenliklerini yatakta, evde, sokakta, işyerinde ve erkekliklerinin bir gösteri yeri olan sportif aktivitelerde (futbol gibi) sevişmede kullanılacak olan cinselliğin doğasında var olan dili şiddet motifine dönüştürerek küfür şeklinde kullanmaktadırlar.  Erkeğin yaptığı ve yapamayacağı her şey cinselliğin şiddete dönüştürülmüş şekliyle sembolize edilmektedir. Bu erkeği  doğal cinsellik eyleminde hem kendine hem de kadına  yabancılaştırmakta, hem de kadını  kendine ve erkeğe  yabancılaştırmaktadır. Çocukluğundan itibaren küfürleri duya duya kodlanan kadın kendisini kullanılan ve tüketilen bir malzeme olarak algılamakta ve cinselliği erkek için yapılan kendi için olmayan bir eylem olarak içselleştirmektedir.

Erkekler küfürle başlattıkları egemenliklerini bunun devamı olan  pornografiyle beslemekte ve hem kadınları hem de kendilerini cinselliklerine yabancılaştırmaktadırlar. Pornografi aslında bedenleri canlı olmaktan çıkarıp basit malzemelere dönüştürmekte ve cinsellik bu malzemelerin tüketilmesi sonucunda yaşanan  bir işlemmiş gibi gösterilmektedir. Bu malzemeleşmede de kadınlar edilgen malzemeler haline gelmektedir.

Pornografinin ortaya çıkışı cinselliğinin özgürleştirilmesi gibi sunulsa da sonraki gelişim süreci ile cinsellik tek boyutlu bir işlem haline indirgenmiştir. Pornografik ürünler genelde erkeklere yönelik görsel, sesli ve yazılı malzemeler ile erkekler için kadınların kullanılmasını konu edinmektedir. Burada tatmin edici sonuç erkeğin gelmesidir. Bunun dışında kadın kadına olan cinsellik eylemlerinde de,  kadın kadına cinsellik sevişme olarak gösterilmemekte çoğunlukla gene erkeklik organı yerine plastik vs kökenli erkeklik organı benzeri malzemelerle  gene erkek egemenliği hatırlatılmaktadır.

Pornografi ayrıca cinselliğini yaşayamayan, cinselliği bastırılan ve cinsel korkuları olan erkeklerin bunlardan kaçmasını da kolaylaştıran bir tüketim malzemesidir. Oysa erotizmde yaşanan bir cinsellik vardır ve cinselliğin üretimine yöneliktir. Cinselliğinizi yaşayamıyorsanız, cinsellik etken ve edilgenlik tanımının içinde kısılmış kalmışsa  bedenler sizin için malzeme olmaktan öteye gitmez ve pornografinin tüketim alanına ihtiyaç duyarsınız. Oysa kadınların edilgen olmadığı, iki bedeninin birbirini zenginleştirebildiği  bir cinselliğiniz varsa erotizm sizi besler ve bedenleri malzeme olarak değil cinselliğinizi paylaşğınız kadınlar veya erkekler olarak algılarsınız.

 

Meltem Arıkan is a Turkish novelist and playwright. Her fourth novel Yeter Tenimi Acıtmayın (Stop Hurting My Flesh) was banned in early 2004 by the Committee to Protect the Minors from Obscene Publications, with the accusation of "Writing about the non-existing incest fact in Turkey, attempting to disturb the Turkish family order with a feminist approach.” The ban was lifted after two months and Arıkan has been awarded with “Freedom of Idea and Statement Prize 2004” by the Turkish Publishers’ Association. She published her 9th novel in 2009.

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS

Jung for Laymen

Sign up via our free email subscription service to receive notifications when new information is available.